Merhaba arkadaşlar...
Programlama öğrenmek isteyen arkadaşlar için bir ön bilgi mahiyetinde olan bu yazıyı okumanız dileğiyle diyerek yazımıza başlıyorum...
Öncelikle "Programlama kavramı nasıl çıkmıştır?" diyerek başlamak istiyorum...
Programlama kavramı 19 Yüzyılın ortalarında genel amaçlı bilgisayarların yapılması ile başlamıştır.İlk bilgisayarlarda, tasarımlarının dolayısıyla programlama elektronik devrelerin yeniden tasarlanması veya kablolarının yerlerinin değiştirilmesi ile yapılıyordu.Ancak bu durum tasarımların geliştirilmesi ve Von Neumann mimarisine kayılması ile birlikte yavaş yavaş değişmeye başladı. Gelişmelerle birlikte veriler ile birlikte programın çalışmasını düzenleyen programlarda bilgisayarın belleğine aktarılmaya başlandı. Artık programlar elektronik bilgilerinden çok matematik bilgileriyle yapılmaya başlanmıştı. Bu sıralarda program kodları aletlerin tasarımlarına bağlı olarak farklı farklı biçimlerde yapılıyordu. "Makine dili - Machine Language" olarak bahsedilen kavram bu şekilde ortaya çıktı. Çünkü her bilgisayar kendine ait olan bir 2 tabanlı (radix 2 - Binary) sayılar dizisinden oluşan dili anlayabiliyordu. Bu durum programlamayı bir önceki haline göre kolaylaştırsa da programlama halen daha çok zor ve çok zaman alan bir durumdu.
Sonuca ulaşmanın bu kadar zor olmaması gerektiğini düşünen mühendislik bu noktada Programlama dili ve Derleyici (Programming Language - Compiler) kavramlarını üretti. İşte bundan sonra işletim sistemleri, derleyiciler, bağlayıcılar, yorumlayıcılar, kütüphaneler, sanal makineler deliliği başladı.
Bu noktadan sonra programlama daha kolay ama daha çok parçadan oluşan bir hal almışdı. Artık sadece programlama dili öğrenmek yeterli değildi. Hedef İşletim sistemini, programlama dilini, gerekli kütüphaneleri, derleyiciyi, bağlayıcıyı ve gerekiyorsa sanal makineleride bilmeden program yazmak sadece oyun oynamak halini aldı.
Sanırım birazda programlama dilleri hakkında basitçe bilgi versem iyi olacak... (:
Makine Dili (Machine Language): Bu konudan daha öncede bahsetmiştik hatırlarsanız.Makine dili her bilgisayar sisteminin kendine has olan dilidir.Yani donanımın ana dilidir.Genellikle 2 tabanında sayı dizilerinden oluşur.Ve genellikle diyorum çünkü günümüzde quantum bilgisayarlardan bahsetmekteyiz.
İşletim Sistemi (Operating System): İşletim sistemi bilgisayar donanımı ile yazılımlar arasındaki iletişimi düzenleyen bir programdır.Yani taşınabilirliği en zor olan yazılımlardan biridir.Bu yüzden Linux ve BSD yazarları bu konuda büyük çaba harcamaktadırlar ki bu konuda onlar aslında takdire şehayendırlar (:
Farklı BSD türevlerinin yazarlarını ayrı belirtmemiş olsak dahi NetBSD yazarlarınıda özel olarak söylememiz gerekirdiye düşünüyorum.NetBSD taşınabilirlik açısından en geniş platform desteğine sahip olan işletim sistemidir! Desteklediği platform miktarı ise 50 yi geçiyor..
Programlama Dili ve Derleyici (Programming Language and Compiler): İnsanların konuşma dillerine yakın biçimde program yazmaya yarayan dillerle programlama dili denilmektedir.Yani kavraması daha kolay diyebiliz.Bu dillerin kötü olan yanı ise başka yazılımlar ile makine diline çevrilmesinin gerekliliğidir.Bu tür çevirici yazılımlara da derleyici denilmektedir...
Nesne Kodu (Object Code): Derleme işleminden sonra oluşan nesneler ile kütüphaneler ve de diğer nesne kodları ile bağlanmak üzere hazırlanan derlenmiş olan dosyanın makine kodlarını içeren dosyalardır.Zaten bunu isimden de çıkarabiliriz aşağı yukarı...
Assembly: Assembly mühendislerin 2li kod yazmaktan sıkılıp, artık daha hatırlanabilir kısaltmalar (mnemonic) kullanarak program yazmaya başlamalarıyla ortaya çıkmış olan bir kavramdır.Bu tür kısaltmalardan oluşan programlama dillerine assembly denilmektedir.Daha ayrıntılı olarak Oguzz'un anlattığı konuya
Buradan
bakabilrsiniz
Assembler: Assembly dilerinin derleyicilerine verilen isimdir...
Kütüphane (Library): Diğer kavramlarda da bahsetmiş olduğum Kütüphane kavramındayız sırada.Bu ise program yazarları bildiğiniz üzere işlerini yaparken bazı uzun işlemleri tekrar tekrar yaparlar.Ayrıca da bazı işlemler farklı işletim sistemleri veya farklı platformlarda farklı biçimlerde yapılır.İşte bu yüzden bazı kodlamaların her ortamda aynı şekilde yapılabilmesini ve tekrarlanan uzun işlemlerin kısa çağrılarla tekrarlanabilmesini sağlayan yazılımlar bulunur ki bu yazılımlara kütüphane denilir.
Bağlayıcı (Linker): Program yazarının kütüphaneler kullandığı durumlarda veya programlamlarını parçalara böldüklerinde derleme işleminden sonra bu program parçacıklarını ve kütüphaneleri birbirine bağlayıp hedef işletim sistemin anlayabileceği çalıştırılabilir hale getiren yazılımlara bağlayıcı denilir.Tanımı biraz uzun ama işlevselliği anlaşılabilir durumda yani (: Kütüphaneler açısından 2 biçimde bağlama kullanılır.Bunlardan birisi statik Bağlama, diğeri ise dinamik bağlamadır.Statik bağlama işlemi kütüphanede bulunan program parçacıklarının bağlama esnasında hedef programın içine eklenmesidir.Yani bütün hal lazımdır.Dinamik bağlamada ise hedef programın içine kütüphanedeki kodlar eklenmez sadece gerekli sembolleri eklenir.Hedef İşletim sistemin yeteneklerine bağlı olarak kullanılan dinamik bağlamada kütüphaneler ayrı biçimde işletim sistemine yüklenir.2 bağlama şeklinin de kendilerine göre avantaj ve dezavantajları var elbette...
Sanal Makine (Virtual Machine):Bu tür yazılımlar ise genel olarak programların taşınabilirliklerini rttırabilmek amacıyla hazırlanan, İşletim sistemi ile program arasındaki iletişimi düzenleyen yazılımlardır.Bu tür sanal makineler sayesinde bir yazılım bir kez derlenerek birden farklı platformda sanal makine ile çalıştırılabilirler.Burada önemli olan ise istenen platform için özel olarak bu sanal mankinenin bulunmasıdır. Bu sanal makinenin çalışmadığı bir platformda doğal olarak da bahsedilen derlenmiş yazılım çalışmaz.
"Programlama Dillerinin Sınıflandırılması" yazısını çok yakın bir süre içinde yayınlayacağım.. (:
Çok Yoğun !